11 Mart 2017 Cumartesi
18 Aralık 2008 Perşembe
16 Temmuz 2008 Çarşamba
16 Haziran 2008 Pazartesi
AYDINLANMA,SONRASI,ÖDÜLLER,TEHLİKELER
AYDINLANMA, SONRASI, ÖDÜLLER,TEHLİKELER;
Herkes bir gün hayatının belli dönemlerinde içsel yollara ve uygulamalara girer. Mekanik uygulamalar,bilgi okumaları,meditasyon-aşkın düşünme,içrek dalış-lar yapar.Maddi zevklerin yerini manevi zevkler ile değiştirir. İçten istek ve çabalar birikir ve bir gün en yüce olanın lütfu ile birleşince aydınlanma denilen Birlik halini deneyimler.Tabii ki bedensel sınırlar dahilinde yaşanan bu ışık vecdi anlatılamaz. Kendi doğasından ötürü aşkındır.Bu yedinci bilinç hali olarak anlatılan durum herkeste ortak gerçekliklere sahip olur.Çağlardır birçok tradisyonlarda,dinlerde,yolarda çeşitli isimlerle adlandırılmıştır. Mısırda belkemiğinde saklı özün uyanışı,Hinte kundalini uyanışı- Nirvakalpha samadhi-,Uzakdoğuda Nirvana ya ulaşmak, Tao ile birlik ,Hiristiyanlıkta Tanrının krallığına yükselim,Yahudilikte Yehova ile görüşme,İslami tradisyonda Miraç,Tasavvufta Fena Fillah ve Beka olarak adlandırılmıştır.. Ancak süreç içerisinde kurumsallaşmış dini yapılar bu özbilgiyi görmezden gelmeyi tercih etmiştir.İzdeşlerine böyle bir içsel ışık aydınlanmaşı vizyonu çizmemiş onların kullukta kalmalarını tercih ederek,umutlarını cennete havale etmeyi tercih etmiştir. Çağlar boyu süregelen dini oluşumlar sonucu mekanik uygulamalar kemiklekmiş ve bu günkü dini iskeletler oluşmuştur.Bu sureç mekanik uygulamaların ve şekliciliğin ön plana çıkmasını sağlamıştır.Öz bilgi ve meditasyon ikinci planda kalmış hatta çoğu dini yapıda ne yazık ki unutulmuştur.Günümüzde gelinen bu durum, gerçek araycısının-seeker of truth- yapayalnız ve tehliklere açık olmasına yol açmıştır.Kimden yardım alacaksın ki böyle bir durumda.Sen ve O yapayalnızsın bu yolda. Aşık Veysel'in dediği gibi ''Uzun ince bir yoldayım gidiyorum gündüz gece.'' Herkesin evrim düzeyi farklı. Kimi, neyin, ne zaman beklediği, herekesin kendi kişisel kaderi ile ilgili. İçten ve yürekten bir gerçek arayıcısı içsel uygulamalar ve özellikle yoğun meditasyon sonucunda, ışığa zerk olup aydınlanmasıyla neler olacak?Bu bir son değil tabii ki,yeni bir başlangıç.Çifte doğumlu olarak hayata yeniden başlanacak.O noktaya getiren tüm uygulamalar artık geride kalmış olacak. Peki bir aydınlanmış için hayat toz pembemi olacak? Her şey mukemmel hoşluk ve zevk mi olacak.Günümüzde tabii ki hayır.İçinde bulunduğumuz demir çağı,karanlık çağ, kali yuga da işler hiç de kolay değil.Bu demir çağı başların ayak olduğu ayakların baş olduğu bir çağ.Işığı temsil edenlerin,çifte doğumluların aşağılandığı hatta katledildiği böylece görevlerini yerine getiremediği bir dönem.Bu dönemde tabii ki modern engizisyon da çok güçlenmiş durumda. Modern engizasyonun temel direkleri derinlere ve heryana kök salmış durumdalar.Cepleri ise dolu dolu. Bir yanda, mekanik dinsel anlayışın temsilcisi olan din baronları. Diğer yanda akademik anlayışın dinazorları psikiyatırlar,yatırların yerini almış durumda.Pazar dini bilgi enflasyonu ve psikiyatrik hastalık icatları ile dolu.İlaç firmaları yeni hastalık icat edebilmenin,atraksiyonlu tanılar koyabilmenin ve daha fazla ilaç satabilmenin uğraşı içerisinde.Hekimliğin, hikmet sahibi olmaktan gelen kökleri artık çok uzaklarda kalmış ve rüyamsı bir hale bürünmüş.Bununla beraber, en büyük şirketlerin geri planında yer alan silah ve uyuşturucu ticareti ise bir başka bağlam.Yeni savaşlar çıksa da silah satsak diye pusuda bekleyenlerle, yeni eroin bağımlıları bekleyenler, mustakbel kurbanlarının yollarına hasret şarkıları düzmüş. Gerçeği arayan bir kalp bu zor koşullarda kendi kişisel kıyametini yaşayacak tabii ki. Kendine kurulan tuzakları bir bir bir aşacak.Bu düzene karşı duruşu ile kimi zaman hapishane, kimi zaman tımarhane, kimi zaman ise karacaahmet civarında turlayacak. Kalbine inşa ettiği tapınak ile en yüce ışığı anacak.Kimi zaman camide,kimi zaman havra da, kimi zaman kilise de, kimi zaman aşramda, kimi zaman bir bar da,kimi zaman sevgilinin kollarında. Her yer de o yüce ışığı anacak. Anda in olacak.Böylelikle her geçen an kalbi daha fazla saflaşacak ve O nun varlığına dair sarsılmaz bir inanç oluşacak.Günü gelince O ışık düğünü gerçekleşecek ve sonsuzlukla nikahı kıyılacak. O gün gelene kadar, tuzaklarla dolu bu dünyada yaşamaya devam edecek.Yeri gelecek kirlenecek,günaha batacak yeri gelecek arınmanın ışık kanatlarına atlayacak. Kısacası zor ama bir o kadar da güzel bir yol.Bu yolda, yürekten ışık arayıcılarına bol şans diler,kolay gelsin derim.Yüce Rabbin yardımı gerçek ışık arayıcıları ile olsun. 10.06.2008.S.K.
1 Mayıs 2008 Perşembe
25 Nisan 2008 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



