23 Nisan 2007 Pazartesi

DEGERLER,ÖZGÜRLÜK,EYLEM



İnsanlardaki birliği hedefleyen ruhsal-dini- söylemlerin içi tamamen boşaltılmadan ve şekilcilikte kaybolmadan haklarımıza sahip çıkmak gerek. İnsanları bizden ve değil diye bölen bir anlayış nasıl birliği hedefleyen ruhani bir söylemin temsilcisi olarak ortaya çıkabilir ki, ruhani anlayış pasifize olmak demek değildir. Doğru bildiğin değerleri ve anlayışı hayatta savunabilmeyi uygulamayı da içerir.
Bir savaş diyaloğu üzerine bilgelik söylemi olan Bha***** Gita'da ilahi tezahürü simgeleyen Krisna, erdemli savaşçı Arjuna'ya şöyle seslenir: "Yaratılış ve yaratılışın yönetimi,her ikiside kendime dayalı bilincimin doğal bir fenomenidir. Kendime dayalı doğama döner ve tekrar tekrar yaratırım. Sana ayrılmış olan görevini yerine getir. Şüphesiz, eylem, eylemsizlikten üstündür. Koşullar ne olursa olsun şerefli insanlar kendilerini yeryüzünde ve cennette zafer götürecek şekilde hareket ederler. İçine dön,benliğine yerleş, sonucuna bağlanmadan eylemde bulun. İçindeki sınırsız ebedi varlığı yaşamalısın, evrensel yaşamı solumalısın, zayıf yürekliliğin tuzağına düşmemelisin. Zayıf yüreklilik cehalet alanına aittir. Cehaletin maddi bir varlığı yoktur, silkinebilecek bir yanılsamadır. Duyuların nesnelerle olan ilişkisi; zevk ve acıyı ortaya çıkartır. Geçici olarak gelir giderler, sabırla dayan. Senin yaşamın kalıcı değerler üzerine kurulu olmalıdır. Sana yakışanı budur. Mutlak olan belirmemiştir, düşünülemez,değiştirilemez. O'nun böyle olduğunu bil ve üzülme. Elbet doğan ölecektir,ve elbet ölen doğacaktır. Bu nedenle kaçınılmaz olana üzülmemelisin. Tek yapacağın kendi içindeki varlığa sahip, kendi varığının saflığında sabitleşmiş olmaktır. Eğer ki Tanrı 'ya gerçekten adanmak istiyorsan, kendi saf varlığın ol. Sadece eylemin üzerinde denetimin vardır asla meyveleri üzerinde değil. Eylemin kendisiyle ilgilen meyveleri ile değil. Eylemin meyvelerini düşünmek yatay etkinlik alanında kalmaya yol açar, ruhsal evrimi ayakta tutan ve yaşamın dikey yanını oluşturan dikey yanı (ilahi olanı, herşeye gücü yeten) gözden kaçırılır.
Şanslı kişiler derin meditasyon aracını kullanır ve kalbinin derinliklerine ulaşır. O zaman sevgi okyanusu akarak kalbi doldurur. Sevgi şanslı kişilerin yazgısıdır. Sevginin bolluğu tüm kaderin-yazgının-hedefidir. Sevginin bolluğu kişiyi sağlam ve yumuşak yapar. Yanlışta zayıf ,doğruda güçlü kılar. Yaşam sevgi beşiğinde, ümitsiz arayışın yalnızlığından, bereketli doyum ovalarına salınır. Bu durum geçmişin acılarını ateşe verir, ümit, neşe ve doyum getirir. Sevgiden doğan erdemle ve ışıkla dolu olalım. Kalbimizdeki sevgi cenneteki Tanrıdır.Cennetin Tanrısallığı kalbimizde sevgi olarak tezahür eder. İnsanın kalbindeki sevgi,T anrının yeryüzündeki mabedidir. Kutsanmış kişiler bu mabedi kalplerinde taşırlar. Eriyen bir kalpten süzülen sevgi damlacıklarını saymak için, melekler yeryüzüne inerler. Sevgiden doğan erdem ve ışıkla dolu olalım. Bu Tanrının bize verdiği en değerli hediyedir.

Her ne olursa olsun sevgi ve ışığımız daim olsun.
S.K.17.Nisan.2007.13.36

8 Nisan 2007 Pazar

Nefsim ve Tepsim


Ego-nefs- ile vicdan-kalp gozu- arasindaki diyalektik, evrensel ilahitiyatronun bir sahnesi. Bir bakima bir paranin iki yuzu gibi. Biri olmayinca digerininde bir anlami kalmiyor. Egonun siserek en sonunda patlamasi ve cikan kanlardan guller olusmasi. Tabiki patlamasi icin once bir ego olusmasi lazim. Olusan egoyu daha sonra dagitmak da ayri bir deneyim ve basli basinabir icsel zevk.
Bu durum bir bakima sarkac salinimi gibi. Bilincin ice ve disa vurumu. Insan olarak bedenlenmemizle beraber, Bingildak –tepe noktasi-kapanmasi ile beraber bilincimiz tamamen disariya bedenselozdeslesmeler uzerine deneyimler yasamaya ve paradigmalar uretmeyebasliyor. (Bilincin disa vurumu) Beden, aile, is, es, arkadaslar, zevklerimiz, markalarimiz vb. Boylece arzulardan olusan dis dunya okyanusunda yuzmeye basliyoruz. Boylelikle, egomuz , nefsimiz yasam sorfunde deneyimler biriktiriyor. Bir arinin ciceklerde gezmesi gibi her cicekten bal almaya, yarin kiraz dudaklarinda, eforlu terli tensel zevklerde hayatin sirrina vakif olmaya, en yuce mutluluga, degismeyen mutluluk alanina ulasmaya calisiyor. Ve yasadigi her arzunun doyumundaki yasadigi hazlarin hafizada biraktigi izler, daha sonraki arzulara tohum olusturuyor. Her cicekte, bir sonraki cicege ertelenen, daha fazlasinin bulunacagi beklenen mutluluk arayisi devam ediyor. ‘’Her cicekten bal alirsin sen kendini ne sanirsin uslan desem uslanmazsin’’ seklinde ifade edilen gonulun maceralari; ozellikle bizim oglanda ‘’uslan desem desen uslanmaz gonlum, paslan desem paslanmaz pipim'' seklinde ozetlenmis. Yani bir bakima (savas, altin, kadin) dunya sahnesinin en baglayici unsurlari.
Mayatik cark, zevklerin sonlu dunyasi, cehalet yilaninin acili issirigi ve tabiki olumun hepimizi tarayan taragi. En sonunda ve haliyle yuzlerce donun sonunda, bu cark esasoglanin ciktigi yeri merak etmesiyle yeni bir anlam kazaniyor. Tabi ki belli bir duzeye kadar bir kadin yiyen olarak yasadi bizim oglan. Bir ahu gozlunun koynunda pisti ve haliyle egosu bir hayli sisti. Gunun birinde soyle bir geriye bakti ve gozyaslari bir sel gibi akti. Bogurtulerini kimse duymasin diye kafasini yastik alti yapti. Nerdeydi o tatli gulusler, hic bitmeyecekmis gibi suren alevli opusler. Alevler sondu, artik gozlerinin feri cok bondu. Ve buradan sonra hikaye tersine dondu. Tum Degiskenlerin arkasindaki , degismeyeni merak basladi. Arayis basladi. Arayanin, Mevlayi mi, belayimi yoksa her ikisinide mi bulacagi ise onun kisisel yazgisina bagliydi. Kendi gercekligine yurumek en heyecanli hayat gercegi ve yasamin diregi. Derken bizim oglan cezbeye, kahvede cezveye geldi ve su misralar dokuldu.



Ah nefsim ah tepsim
Dunya benim nefesim,
Sevgim ve sevgililerim.
Nerede tum O beklentilerim.
Soyleyin ben neredeyim?
Tabiki arzu okyanusunun icinde yuzen bir tekneyim.
Peki O zaman menzile varacak mesafenin neresindeyim.?
Menzilde sensin,gozyaslarini silen mendilde.
O yuce varligin dokunusu ile acilir kapilar,yok olur yalnizliklar.
Bu dunya denen tiyatral sahnede,Kimi zaman kahvede, kimi zaman tekkede,
Kimi zaman matematiksel bir denklemde,
Kimi zaman duygusal bir soylemde,
Arar dururum gizli yarimi, hemen her zerrede.

Sevgilerimle.

S.K.-
7 Nisan 2007.16.00.

DOGU VE BATI SAHNESI ICIN YAKARIS:

Yuce Rabbim;

Dogu ve Bati sahnesini gor ve onlari kutsa.

Kalplerimizi; sefkat,cesaret ve sevgiyle doldur.

Zihnimizi; bilgelik,anlayis ve isIkla doldur.

Ruhlarimizi; gercek,guzellik ve lutufla doldur.

Insan irklari arasindaki ayrimciligi iyilestirmemize izin ver.

Insanlar arasindaki iliskilerde; dengeyi,duzeni,uyumu gelistirmemize izin ver.

Insan haklarini savunmamizi ve insanlar arsinda birligi gelistirmemize izin ver.

Degerli olani tekrar bulabilmemizi ve degersiz olaniuzaklastirabilmemize izin ver.

Kendimizi ve baskalarini donusturmemize izin ver ki,daha mukemmel,daha kendine guvenli,daha berhudar olabilelim.Icsel isigimizin,gizli guzelligimizin ve gercek kimligimize dair kutsal idealin ortaya cikmasina izin ver.

Dogu ve bati sahnesi;Avrupa ve Asya arasindaki,Akil ve kalp arasindaki,Beynin sag ve sol yani arasindaki bosluga, kopru ariyor.

Yuce Rabbim, bize yardim et ki yasayan tum canli varliklara barisve sevgi getirebilelim.Luis.


Amin,Amen,Omega.

Bismillahirahmanirahim.

Om Namah Shivayah Shanti Shanti Shanti.

Gloria in Excelsis Deo.

Sat Shri Akal.Om mani Padme Hum.

Baruch ataw Adondai

Elohainu melech haolam.

Elmas Dizgeler


Elmas Dizgeler:


1-Övgüler yalnız O'nadır.O'nu birliyen kişiye selam olsun.

2-Doğru bilgi ve ibadetin-içsel uygulamların-sonu kurtuluştur.

3-Milyonlar arsında gerçekten kurtulmuşa rastlamak çokzordur.Gerçekten kurtulmuş ile beraber olan insanlar, en şanslıinsanlardır.

4-Nerde Kurtulmuş bir zihin varsa, Orada eski anlatım ve sembollerin,Oçağa göre yeniden yorumlanması vardır.

5-Halkın inanç ve formalitelerini sarsmadan,zedelemeden , o inanç veformalatilerin arkasındaki gerçekler açıklanabilir.

6-Evrensel oyun; maskeli balodan ibaret bir kandırmacadır.Bulabirentten kurtulmanın en emin ve kısa yolu bir kurtulmuşa güvenmekve onun sözlerini can kulağı ile dinlemekten geçer.

7-Ey guzel insanoğlu, kalbindeki yüce yanını asla unutma ve ona dörtelle sarıl.Kendi kendinin, hem en büyük düşmanı hem de en buyuk dostuolduğunu hatırla.

8-Hakkında kötü zanda bulunan gönül senden uzak olsun.Tatlılıkta senikıskanan bal bile senden uzak olsun.

9-Ey guzel insan yanağındaki gül bahçesi ve gözündeki ışık demetiebediyete kadar baki kalsın.

10-Yalnız tek ateştir O,yalnız tek ışıktır O, tüm heryeri kaplayan.

11-Kutsal olan, hiç bir kurum ve kişinin malı değildir.O hepimize vehiç kimseye aittir.

12-Sevgiden kaçmak için yapılan her çaba seni sevginin dahada yakınınagetirecektir

13-Kendi kalbindeki içsel benliğinden başka yerde güvenlik vesığınak arayanlar yanılgı içerisidedir.

14-O'nunla aranda saflaşmış kalpten başka bir aracı yoktur.Saflaşmışkalbinden çıkacak merhamet selinin, tüm dünyayı bağrına basmasınaizin ver.

15-Bırak tüm acılar bürünsün gözyaşına.Yıkansın tüm dünya bu arıtıcısularla.

16-Bırak yüreğinin şarkısı çalınsın tüm evrende.Bırak insan olmanerişsin amacına.Bırak sadece bırak.