29 Aralık 2007 Cumartesi
19 Aralık 2007 Çarşamba
18 Aralık 2007 Salı
8 Aralık 2007 Cumartesi
yasin suresi kabe imamı
Urartu-Sümer uygarlığında Sin kelimesi,Ay Tanrısı ve kalbi temsil eden ses değerlerine sahipti.
30 Kasım 2007 Cuma
27 Kasım 2007 Salı
Vİril,Helozoni vibrasyonlar
17) BİLGİ KİTABI' nda bahsedilen VİRİL-HELEZONİ VİBRASYONLAR 'dan Dünya Fizik İlminin haberi varmıdır? Evet vardır, Fizik Dünyasını heyecanlandıran - Herşeyi Matematik olarak açıklayabilen bir TEORİ, Fizik Alemini kasıp kavurmaktadır. Bu TEORİ' nin Özetini okumak istermisiniz?
*Bu Teori'nin adı STRING TEORİSİ' dir. Türkçe adıyla SİCİM TEORİSİ' dir. STRING TEORİSİ son 10 yılda sağlanan gelişmeler sonucunda SUPER STRING (SÜPER SİCİM) TEORİSİ adını almıştır. Son 5 senede kaydedilen gelişmeler üzerine de THEORY OF EVERYTHING yani HERŞEYİN TEORİSİ olarak anılmaya başlanmıştır. HERŞEYİN TEORİSİ demek Atom altı parçacıklardan Atomlara, Kara Deliklerden Büyük Patlamaya kadar Herşeyi izah edebilen Teoridir. 20.ci yüzyılın değil 21.ci yüzyılın en heyecan verici Teorisi olarak kabul edilen SÜPER SİCİM TEORİSİ, Bügün Atom Altı parçacıklar arasındaki etkileşimden Kara deliklerin fiziğine kadar herşeyi Matematiksel olarak açıklayabilmektedir.
*Bu Devrim yaratan Teori, Fizikçilerin Maddenin en küçük parçası olarak bulduklari ELEKTRON ve QUARK' ların aslında küresel parçacık şeklinde değil, titreşen-dönen VİRİL şeklindeki küçük SİCİM'lerden meydana geldiklerini farketmesiyle başlamıştır.
*Bir Keman düşünün, nasıl kemanın gerili telleri çeşitli tansiyonlarda titreşip farklı Müziksel Notalar çıkarıyorsa, SÜPER SİCİM Teorisine göre de ; Doğa'da görülen Atom altı parçacıklar, farklı Gerilim altında, farklı frekansta titreşen ve farklı titreşmekten dolayı çevresinde farklı rezonans yaratan (çok çok çok küçük) SİCİM' lerden ibarettir. Yani değişik rezonanslarda titreşen SİCİM'ler farklı parçacıklar meydana getirmektedir. Bugün Atom'un en küçük parçacıkları olarak bilinen Quark ve Lepton'lar 10-16cm. boyunda küçük kürelerdir.
STRING TEORİSİ' nde belirtilen, titreşerek dönen SİCİM'ler ise 10-33cm. uzunluğunda olan iplikçiklerdir. Kozmos'da mevcut bütün Madde'ler (Quark ve Lepton'lar dahil), farklı frekansta titreşen ve farklı Rezonanslar yaratan, bu SİCİM'lerin birleşmesinden meydana gelmektedir. Ve tüm Uzay-Zaman bu SİCİM'lerle doludur. Tüm Evren ise 10 farklı BOYUT'ta titreşen SİCİM'lerden müteşekkildir.
*Yani Bu Teori tüm KOZMOS'u 10 Boyutta devinen SİCİM'lerle izah etmektedir. Bizim görebildiğimiz DÜNYA'mız ve KOZMOS'umuz, 3 Uzay boyutu ve 1 Zaman Boyutundan ibaret olup 4 Boyutludur. DÜNYA'mız diğer 6 Boyutu algılıyamamakta ve görememektedir. Fizikçiler, Büyük Patlama sırasında 10 Boyutun meydana geldiğini ancak 6 Boyutun yoğunlaşarak kıvrıldığını, diğer 4 Boyutun genişliyerek Bizim algıladığımız KOZMOS'un ortaya çıktığını ve 10 Boyutlu KOZMOS'un aslında iç içe olduğunu Matematik olarak açıklayabilmektedirler. 10 Boyutun iç içe olmasına rağmen Diğer 6 boyut, Bizim algılama ve ölçme imkanlarımızla tesbit edilememektedir. Farklı rezonanslarda titreşen bir Keman teli çok farklı Nota'lar yaratmaktadır. Farklı Nota'lar, aynı anda - aynı yerdedir ancak bizim kulaklarımız sadece duyabildiği Nota'ları duymakta diğerlerini farketmemektedir.
*HERŞEYİN TEORİSİ olarak adlandırılan SÜPER SİCİM TEORİSİ, Bugün hiç bir Teorinin başaramadığı şekilde MİKRO KOZMOS' dan MAKRO KOZMOS'a kadar Bütün olayları Matematiksel olarak izah edebilmektedir. Ancak Teorinin temeli olan 10-33cm boyundaki SİCİM'leri, halen Dünyada mevcut hiçbir Hızlandırıcının tesbit etmesine olanak yoktur. Mevcut Hızlandırıcıların milyon kez daha büyüklerinin yapılması gerekmektedir. Herşeye rağmen bütün Hızlandırıcı Merkezleri, daha büyük yatırımlar yaparak ve bu konuda birbirleriyle yarışarak SİCİM' lere ilk ulaşan olmak için çalışmaktadırlar.
*BİLGİ KİTABI ise Sh. 373 de "Ruhsal Enerjinin, Kozmik Enerjilerin Bütünü olduğunu, Evrensel Bütünün ise Madde Enerjisi olduğunu, Ruhsal Enerji ile Madde Enerjisinin de VİRİL denilen enerji bağları ile birbirine bağlandığını, Bu bağlara, Evrensel Bütünlük tarafindan HELOZONİ VİBRASYONLAR dendiğini" açıklamaktadır.
*Yine Sh.148 de ise "HELEZONİ VİBRASYONLAR' a, İlahi Mevceler (Tanrısal Kaynaklar) denmekte, HELEZONİ VİBRASYONLAR' ın meydana getirdiği Rezonansların, Atomik yapının içindeki enerjiyi, her Galaksinin bünyesinde bulunan ayrı ve değişik Emlahlarla (Tuz'larla) birleştirerek CANLI'yı var ettiği" anlatılmaktadır.
*Yani HELOZONİ VİBRASYONLAR, SİCİM TEORİSİ' nin dayanağı olan, MADDE'yi meydana getiren, MADDE'yi MADDE'de de tutan ve 10 Boyutta titreşen SİCİM' lerdir. SİCİM' lere titreşim frekansını veren - SİCİM'lere titreşim tansiyonunu veren ise RUHSAL ENERJİ' dir. SİCİM' ler RUHSAL ENERJİ'yi MADDE'ye aktaran, MADDE ile RUHSAL ENERJİ'yi birbirine bağlayan, MADDE'yi titreştirip canladıran Bağ'dır.
*SONUÇ ; Madde ve Enerjiyi tetkik eden FİZİK İlminin teorik ve tatbiki çalışmaları ile Muhtelif aracılar vasıtasıyla aktarılan RUHSAL Bilgiler arasındaki şasırtıcı benzerlik ve bağlantılar, Aslında her iki Bilgi kaynağının Tek ve Bir olduğunu göstermektedir. Bir gün, İlim ile Ruhsal Bilgiler eşitlenecek, aralarında hiç fark kalmayacaktır. Yani Din ile Ilim aynı olacaktır. O zaman EVRİM Bitecek, Herşeyin İlimle açıklanacağı TEKAMÜL başlıyacaktır.
STRING TEORİSİ hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayınız. (İngilizce)
SİCİM TEORİSİ hakkında Türkçe bir kaynak - Okumak için tıklayınız.
*Not. 16.nolu Bölümde aranmakta olduğu açıklanan HIGGS parçacığı ile Bu Bölümde açıklanan SİCİM TEORİSİ' nin dayanağı olan SİCİM, Büyük olasılıkla aynı parçacıktır. HIGGS parçacığına hareket-canlılık veren 5.ci GÜÇ'tür. Yani RUHSAL ENERJİ' dir. SİCİM TEORİSİ' ndeki SİCİM' lere hareket-canlılık veren GÜÇ ise ; SİCİM TEORİSİ' nin ifadesiyle "Kozmos'dan gelen Ritim ve Hormonilerdir". Kozmos'dan gelen Ritim ve Harmoniler ise 5.ci GÜÇ yani RUHSAL ENERJİ'dir. Bu Enerjiyi, Biz RUHSAL ENERJİ olarak adlandırıyoruz. Fizikçiler ise Kozmos'dan gelen Ritim-Harmoni olarak ifade ediyorlar.
Kaynak:http://www.bilgikitabi.net/17.htm
23 Kasım 2007 Cuma
biga - dergah 2
Ne Ararsın Tanrı ile Aramda
Ne ararsın Tanrı ile aramda
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Başı açığa neden türban sorarsın?
Rakı, şarap içiyorsam sana ne
Yoksa sana bir zararı, içerim
İkimiz de gelsek kıldan köprüye
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim.
hateofbodom (4 hours ago) Show Hide Marked as spam 0 (Reply) (Spam)
Esir iken mümkün müdür ibadet
Yatıp kalkıp Atatürk'e dua et...
Senin gibi dürzülerin yüzünden
Dininden de soğuyacak bu millet.
İşgaldeki hali sakın unutma
Atatürk'e dil uzatma sebepsiz
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz
Neyzen Teyfik
17 Kasım 2007 Cumartesi
16 Kasım 2007 Cuma
eğitim 11
Ev okul-ışık ev-merkez,odak,görevler,yeni alternatif,paralel kapılar açmak üzerine,paralel,home school
14 Kasım 2007 Çarşamba
13 Kasım 2007 Salı
10 Kasım 2007 Cumartesi
TİTREŞEN ANLARIN İÇİNDEKİ ANLAR
TİTREŞEN ANLARIN İÇİNDEKİ ANLAR:
Yatayda yol alan canlardaki ,dikey aşkınlıksın sen.
Yakarışları kabul eden,
Ölümün ötesindeki kıyının sonsuz güzelliğisin.
Güzelliğin ve ihtişamın nice canlara şifadır.
Canların canına, ilham olansın.
Sonsuzluğunu, dünya gözüyle görme lütfuna eren ruhlar ,
ışığın ve ihtişamın karşında deliye dönerler.
Yüceliğinin ve ihtişamının sonsuzluğu baş
döndürür,mahveder,sarsar,umut,sevinç ve coşkuyla doldurur canları.
Ancak pervane olmak ile tanımlanmıştır,senin sonsuzluğunun bir
zerresine mazhar olmak.
Bu şerefe nail olan ruhlar sana kavuşmayla yanar.
Ölüm günüm,senin sonsuzluğuna ebedi doğum günümdür derler.
Bu yanmayla
Bu anmayla ruhlar ışığınla dolar.
İşte onlar sana gerçekten inananlar.
Böylece ruhu ve kalbi temizlenenler sana gelmeyi isteyebilecek bir
yüze sahip olabilirler.
Sana dönmek, senin lütfuna layık olabilemektir tüm yaratılanların
nihai amacı.
Varlığın ve yüceliğinin övülmesidir bir ruhun en yüce payesi.
Sensin, en yücelerden yüce olan.
Sensin her şeyin zerresinde var olan.
Canların özünü, yaşama coşkusu ile dolduran.
En yücelerden yüce olan sensin yüce rabbim.
Sensin her şeylerden yüce olan.
Sana adanan her zerre,
Her ışık ve aşk damlası ,
Yaratılaşa bir övgü namesi,
İnsan ruhu almanın onur payesi,
Tüm zafer ve coşku sana aittir ey en yüce olan.
En küçükten daha küçük, en büyükten daha büyük olan.
Sensin, kalpleri yaşama sevinci ile çarptıran.
Sensin, saf kalbin kavuşma gayesi,
Kalbimizdeki sonsuz yaratılış gayesi
Her kalbin içindeki altın ışık payesi,
Her şeyin parıltısı,yücesi, bahşedeni,
Affedeni,
En sonunda yaratılışa verilen şükran namesi,
Sonsuzdan sonsuza titreşen varoluş payesi.
Titreşen varlık gayesi.
Her şeyimiz sanadır.
Sendeki bizedir.
Bizdeki sanadır.
Bizdeki bizedir.
Amin,Omega,Şanti,B.S.M.O.M.T.S.S.
S.K.
27 Ekim 2007 Cumartesi
OMTSBSM-AHDİM-

26/10/2007 - AHDİM-OMTSBSM-
Bölücülüğü ve hainliği destekleyen her tür kimliğ e karşı tepkimizikoymak ama her zaman kalp değerlerini unutmamak gerekir diyedüşünüyorum.Bu tepki,boykot her tür ticari marka içinde geçerliolmalı.Ayrıca din tüccarları içinde tabiiki. Yüce Allah(YüceTanrı'nın birliği,Tao,Brahman) hepimizin Allah'ı.Hiç birkurum,kişi,milletin malı değil.Ve unutulmamalıdır ki Vahiy veyakutsal esinlenme Kalbe iner(Sakine).Bu yüzden kalp değerlerimizi veiçsesimizle bağımızı kaybetmeden,fikri hür vicdanı hür bireyelerolarak hareket etmeye devam etmeliyiz.Türkiyeli hisseden her Türk(Dna'sına bakılmaksızın)artık ikincisınıf taklitçilikten kendi ruhunda-içsesinde,yüreğinde- fısıldanankutsal sese göre harekt etmeli,her tür nevrotik ve şizofrenikparçalanmalara maruz bırakıldığı zihinsel formatlardan sıyrılmalıdır-aşmalıdır-Ancak böylece ruhumuzun dünya ana(GAİ)ya bıraktığı insanolmanın onuru ve yüreğinden doğan titreşimler dünya varoldukçakendine şerefli ve derecesi yüksek bir yer bulur.Aksi takdirdetaklitçilikle,kendin olmadan,kendi pin kodunu çözmeden,hayata birşey katamadan(Bu illa mal,maddi olmaz,bir gülüş,bir dokunuş,biriçsessizlik,nefes vb:olabilir)yaşanmış haybeye hayatlar olarak geçergider.Yazılı tarihin, batılıların veya iskenderiye kütüphanesiniyakanların tarihle oynamsı yüce yaratan bazında gerçeklerideğiştirmez.Kabül edelim veya etmeyeim ilahi komeyada yazılan rollerioynayan bir çift yürekten ibaretiz gerisi hikayesi.İşinşantisi,kreması bu kalpteki 1001 elmas ışık kanalına yani, madditemsiliyle vega ,sirius a veb,yani piramitlerin hedeflendiği,yüceruhsal değerler,kabe ile ifade bulan ,dikey aşkınlık, mutlakdeğerlere ayarlanabilmek.ZAMAN TÜRK VATANDAŞLIĞINI(İNSAN OLMA DEĞERLERİ), DÜNYAVATANDAŞLIĞINA ÖRNEK OLACAK DÜZEYE YÜKSELTME ZAMANI.BİZE VERİLEN HER EMEK, KANIMIZDA DOLAŞAN HER ZERRE BUNU İSTİYECEKGÜNÜN BİRİNDE.ARGO TABİRİYLE HAKKINI VER TAŞIDIĞININ TC VATANDAŞIKİMLİĞİNİN,PASAPORTUNUN DİYECEKSevgilerimle,hürmetler.S.K
24 Ekim 2007 Çarşamba
18 Ekim 2007 Perşembe
chakra kundalini
Kundalini'nin -yasam enerjsi-bedendeki acılımı,yükselimi ile-aydınlanma- ilgili bir video.
16 Ekim 2007 Salı
15 Ekim 2007 Pazartesi
Birlik-Işık- Yollların(dinlerin) aşkın birliği-mor ışık
10 Ekim 2007 Çarşamba
Yoga Surya Namaskar Mantra(prayer to SUN)
İçimizdeki ve dışımızdaki güneşe-saf ruha,atman- övgüler olsun.
Bizi ölümlü,sınırlı dünyadan ölümsüzlüğe götürsün.
9 Ekim 2007 Salı
Gunesler dogacak- Sun rising
Ağusto güneşini sabah erken saatlerde yakaladım ve içimden şöyle geçirdim:Yine yeniden güneşler doğacak,güneşin çocukları dünyayı saracak.S.K.
Mantra to Remove Karma
Mantra-Yaratılış sesleri- ile karmayı-geçmiş hareketlerimizin-olumsuz etklierini ortadan kaldırmak
Mahamrityunjaya Mantra: Yoga Meditation, Vedanta, Tantra
Yaratılısın yazılı tarihe göre en eski vedik ilahisi,arınma ve kalbin saflaşmasını diliyor.S.K.
Shiva Thandav Mantra
Shiva ilahilerine devam.
Everenin yok eden ve tekrar yaratan ayrıca günahlardan arınmayı ve kefaretleri yöneten,sonsuz yaşamı bahşeden yönü.
8 Ekim 2007 Pazartesi
29 Mayıs 2007 Salı
Yar
YAR:
İçten gelmeden bir papağan gibi tekrarlanan kutsal metinler,
İyilik,erdem vb gibi manevi söylemler gittikçe değerini yitirdi ve sıradanlaştı.
Ruhum acı çekmelerde,
Her yerde bölünmüşlüğü görmekte,
Ağzımıza çalınan bu dünya zevkleri de cennetsel vaatler de beni kesmemekte.
Söyle bana ey gizli yarim nedir bu doyumsuzluğum,
Peçeni aç ki kanatlansın yerinden ruhum.
Bıktım artık, bu sıradan ve basmakalıp ruhani söylemlerden.
Yeni bir yol aç veya var olanların içini doldur ki tekrar yaşamaya başlasın ruhum..
Ah kahpe felek, söyle bana neden fazla etrafta kelek.
Artık yeter, saçlarıma yağdı kar
Bulamadım hiçbir yerde senden başka yar
İlla seni tapınaklarda mı hissetmek zorundayım söyle bana güzel yar.
Kimi zaman yaban ellerde, kimi zaman duygusal nağmelerde
Kimi zaman bir ahu gözlünün sinesinde,
Görsem, hissetsem, şükretsem ve yeniden sana gelsem.
Almaz mısın beni koynuna ey güzel yar.
Baştan beri bir saklambaç oyununun içerisinde değil miyiz ki senle?
‘’Buldukça biri diğerini, diğeri kaçsın yeniden’’diyensen değil miydin?
Bilesin ki, sobeleyinceye kadar, arayacağım seni her zerrenin altında
Bulunca bu sefer kaçacağız yeniden oyunun sahnesinden.
Peki ne oldu da, insanlar oyunun gerçeğini unuttu.
Ne oldu da, etraf gerçekten uzak söylemlerle doldu.
Yüce sevgiliye hasretken dünya sürgün gelmekte
Tek tapınak bilirim o da benim kalbimde.
Sevgilerimle.S.K.28.05.2007
18 Mayıs 2007 Cuma
KİMİ ZAMAN

KİMİ ZAMAN:
Kimi zaman, uçan kuşlar, kimi zaman büyük acılar öğretmenim olur.
Kimi zaman , özündeki birliği unutmuş kahpe dünyaya hadi oradan
çekmek ister ruhum.
Kimi zaman serzenişle dolar,kutsal kavramları ağzına alıp, içeriği
hakkında en ufak bir fikri ve deneyimi olmayanlara, hadi
oradan,yandan yandan demek isteğiyle kavrulurum.
Ama çoğu zaman yapamam,kırılması gerekeni kıramam, bu nasıl fıtrat bu
nasıl yazgıdır ya rabbim?
Doğru bildiğim gerçekleri savunamayınca, en büyük yanılgının ve
lanetin tuzağına düşerim.
Peki ya sen?
Bir isyan bayrağı çekerek, ruhsal arayışından kaynaklanan
mücadelenin kanında dolaştırdığı yaşam coşkusunu damarlarında
hissetmeyi özlemedin mi hiç?
Kendine özgü ruhsal arayış yolunda yeniden doğmayı hiç mi istemedin?
Ruhun şarkısından haberi olmayanların, yaşam yolunu aşağılamasına hiç
mi dur demek istemedin.?
Çoğu zaman bukalemun gibi renge ,toprağa,zemine uydun ama gittikçe
kendi ruhundan uzaklaştın ve yaşayan bir zombi oldun.
Böylece bilsen de bilmesen de ölmeden öldün.
Oysa gerçek ruhaniyet kendi yaşamının gerçekliğini keşfinden,
genişlemiş algından doğan heyecan ve yaşam coşkusu içerir.
Bunu hangi din, yol,şekil,uygulama altında bulup, hissedebileceğin
tamamen senin algına bağlıdır.Ama en sonunda ulaşacağın kendi ruhunun
sentezdir.Hayat kendi kutsalına,en yüce sevgiline sunacağın
tezindir,lezzetindir.Yaşanmışlıklarından doğan hediyendir.
Sevgilerimle.S.K.
Tavsiye resim ve muzik linkleri:
1-
http://img76.imageshack.us/img76/694/yolculuk3gn5.jpg
2-
http://img404.imageshack.us/img404/8214/2007samkazdagturu400ln9.jpg
3-
http://img514.imageshack.us/img514/720/2007samkazdagturu393or0.jpg
4-
http://img257.imageshack.us/img257/9664/2007samkazdagturu284we7.jpg
5-
http://img110.imageshack.us/img110/7183/2007samkazdagturu454wn8.jpg
6-
http://img526.imageshack.us/img526/5383/2007samkazdagturu146gj2.jpg
7-
http://img257.imageshack.us/img257/5169/2007samkazdagturu478el8.jpg
8-
http://rapidshare.com/files/31845101/02_Katyia_s_Dance.wma.html
8 numaralı linkteki Katyia's Dance adlı eserin sahibi Suzanne Teng'e
sukranlarımızı sunuyor,izin almadan paylastigimiz icin affina siginiyoruz.
23 Nisan 2007 Pazartesi
DEGERLER,ÖZGÜRLÜK,EYLEM

İnsanlardaki birliği hedefleyen ruhsal-dini- söylemlerin içi tamamen boşaltılmadan ve şekilcilikte kaybolmadan haklarımıza sahip çıkmak gerek. İnsanları bizden ve değil diye bölen bir anlayış nasıl birliği hedefleyen ruhani bir söylemin temsilcisi olarak ortaya çıkabilir ki, ruhani anlayış pasifize olmak demek değildir. Doğru bildiğin değerleri ve anlayışı hayatta savunabilmeyi uygulamayı da içerir.
Her ne olursa olsun sevgi ve ışığımız daim olsun.
S.K.17.Nisan.2007.13.36
8 Nisan 2007 Pazar
Nefsim ve Tepsim

Ah nefsim ah tepsim
Dunya benim nefesim,
Sevgim ve sevgililerim.
Nerede tum O beklentilerim.
Soyleyin ben neredeyim?
Tabiki arzu okyanusunun icinde yuzen bir tekneyim.
Peki O zaman menzile varacak mesafenin neresindeyim.?
Menzilde sensin,gozyaslarini silen mendilde.
O yuce varligin dokunusu ile acilir kapilar,yok olur yalnizliklar.
Bu dunya denen tiyatral sahnede,Kimi zaman kahvede, kimi zaman tekkede,
Kimi zaman matematiksel bir denklemde,
Kimi zaman duygusal bir soylemde,
Arar dururum gizli yarimi, hemen her zerrede.
Sevgilerimle.
S.K.-
7 Nisan 2007.16.00.

Elmas Dizgeler
28 Mart 2007 Çarşamba
Horus, Seth, Osiris (Vicdan,Nefs,Ölüm)

Bu tradisyonel anlatimin bir cok manasi olagelmistir. En bastainsanin icindeki bolunmeyi, ikiligi ve mucadeleyi anlatir.. Bir butun ikiye bolundugunde, ortaya ½ cikar tekrar ikiyebolundugunde ¼ olur.Tekrar bolununce 1/8 olusur. Bu bolum 6 keztekar edilince ortaya 1/64 ortaya cikar. Bunlarin tumu toplandiginda63/64 ortaya cikar. Yani butun surekli ikiye bolunurse toplamdegerde sonsuzluk haric, bir degerine ulasamaz.*(Alparslan Salt -Semboller)
Bu bolunme degerlerlerine, Horus gozunun parcalari’’ gliftler’’denilir. Giza’daki buyuk sfenks Horus’un gorunumlerindenbiridir. Kimi misir betimlemelerinde dunya uzerine Sirius etkisiolarakda betimlenmistir. Hepimize icsel savsimizdan yuz akiyla cikacagimiz bir yasamdiliyorum.
Sevgilerimle,
23 Mart 2007 Cuma
Acılar, Anılar, Tınılar...
5 Mart 2007 Pazartesi
Derlemeler:Bilgi,Murşid,Adanma,yol

Numaralandirilmis cesitli derlemeler sunuyorum ilgilerinize efem.Sevgilerimle.S.K.
2-Merkur, yani Hermes yani, Budha yani ilahi akil yani evreni bir arada tutan zamk geri giderken bu kavrami 8 marta kadar iyice derin tefekkur halinde ele almakta fayda var. Hermes niteligi nedir. Kisaca icimizdeki ilahi sesi, akli, semavi bilgiyi sembolize der. Astrolojik olarak ikizler ve basagi yonetir. Herkesin haritasinda birevi-hayat alanini yonetir-Yukselen,gunes ve ay burclerinda bu etki yogun olanlari daha bir etkiler. Ama herkesin hamurunda bu etki az cok yer alir. Daha once sevgili Ferda'nin gondermis oldugu - MetinBobaroglu/hermetizm-yazisindan
'Hermes, Islam dunyasinda ise Idris diye bilinmektedir. Terzi mesleginin kurucusu da sayilan bu bilge kisi Terzi Hermes diye de un salmistir. Zaten Idris sozcugunun anlami da terzi demektir. Yunus Emre bir siirinde ondan "Idris nebi hulle bicer, gezer Allah deyu deyu" diye soz etmistir. Hermes'in Misir dilindeki adi ise Thot 'tur. Thot'un terziligi, tasavvuf ve gnostik ogretilerde dis anlamiyla degil, daha cok icanlamiyla benimsenmistir; yani o insanlara "initiation" yoluyla hal elbisesi giydirmektedir. Hermes sozcugu Ermes, Hermis ve Heramis bicimlerinde de soylendigi gibi Anadolu Turkcesine de Ermis olarak girmis ve Tanriya kavusma halinin bir adi olarak benimsenmistir. Boylece tasavvufun en temel kavrami ve amaci "ermis" olmustur. Hermes'in ogretisi Antik Misir'da Theb ve Menphis tapinaklarinda halka kapali ve yalnizca inisiye olmus kendi uyelerine derece derece sunulmaktaydi. Bu ogreti uc temel uzerine insa edilmekteydi. Birincisi kavramsal olup akla hitap etmekteydi, ikincisi simgesel olup sezgiye, ucuncusu mistik olup ic goruye ve ic deneyime hitap etmekteydi. Kavram, sezgi ve ic deneyim yoluyla kisi degistirilip, yeniden doguma ve yeniden yapilanmaya donusturuluyordu. Boylece herkesin bilmedigi sirlara vakif bir ermisler toplulugu olusturulmustu. Dil ozelligine bagli olarak Yunanca'da Hermes diye yazilan, Misir dilinde HRM diye yazilmaktadir ve Hiram diye unlendirildiginde Nûrlanmis anlamina gelmektedir. Ra: Gunes, IsIk, Nûr anlaminageldigi icin Hiram; Ra'ya ermis, Nûr'a kavusmus demektir. Hermes'e gore mistik deneyimlerin amaci insanin ozgurlugudur. Bu ozgurluk, insanin nefsi arzulardan arinarak asil kaynaga ilahi nûra kavusarak suurlanmasidir. Simdi de Hermes'in ogretisiyle ilgili kendi sozlerine bir bakalim:
"Asil insan Nûr'dur. Insanlar bu nûru tanimazlar ve onu fark edemezler; ancak hakikat budur. Nûr her yerde, her kayada ve her tasta vardir. Bir insan nûr olan Osiris ile birlestiginde, tikel tumelle birlesmis olur ve o zaman nûru, o perdeler arkasinda gizlense de yine her seyi gorur. Baska her sey gecicidir, ancak nûr sureklidir. Nûr insanin hayatidir. Her insan icin bu nûr kendisine her seyden daha yakindir. Bir insan bilgi ile torenlerin ve ayinlerin (rituel) ustune yukselir ve Osiris'e ererse, Nûr'a, o her seyin baslangici ve sonu olan ve bastan basa nûr ile caglayan Amon-Ra'ya varir.
"Ra: Nûr, Gunes, IsIk Osiris:
Tumel Zekâ Am-On-Ra: Kozmik Sevgi Gunesi Hermesci mistikler, kendilerini butun varliklarla birlik halinde gorurler. Onlarin elde ettikleri ruhsal arinma ve aydinlanma, onlara evren ile ortaklik suurunu getirir. Bu tur ermislerin biricik gorevide ayirmaksizin herkese ve her seye iyilikte bulunmaktir. Hermes diyor ki: "Osiris semadadir, fakat Osiris ayni zamanda her insanin kalbindedir. Kâlpteki Osiris, semadaki Osirisi tanirsa o zaman insan tanrisal bir ermis olur ve parcalanan Osiris tekrartoplanir.
"Hermes, onu izleyenlere yaptigi her konusmanin sonunda soyle demekteydi:"Insanlar olumlu tanrilar, tanrilarsa olumsuz insanlardir. Nûrsizsiniz ve bu nûr daima parlasin." Hermes'in bu sozleri tapinaklarin kapilarina islenmisti. Hermes ogretisinde insan yedi mertebeden olusmus bir varliktir.
1. Shat : Maddi beden
2. Ank : Hayat kuvveti
3. Ka : Astral nûr, Kâlp
4. Hati : Hayvansal ruh
5. Sheybi : Kutsal ruh
6. Bai : Akli ruh
7. Kon : Ilahi ruh Hermetik yolcu icin en son gaye nûra kavusmaktir. Bunun icin uc asamali bir egitim uygulanirdi.1
1. Beden egitimi
2.Hayvansal ruh egitimi
3.Insani ruh egitimi.
Insan ancak insani ruh egitiminden sonradir ki evrenin gorunmez kuvvetleriyle iliskiye gecebilir ve gayb aleminden feyz alabilir. Bu yolla nefsine egemen olur ve ilahi ozgurluge kavusabilir ve ancak boyle bir kimsedir ki diger insanlari irsat edebilir. Hermes'in ogrencilerine ogudu suydu: "Ilim kuvvetin, iman kilicin, sukut da delinmez zirhin olsun. Hakikati herkesin anlayis derecesine gore acikla. Ruh ustu ortulubir nûrdur ki ancak Ask ile ebedi olarak parlar; asksiz ise sonupgider." Iste ermislerin ermisi Hermes boylece ogretisini Ask ile noktalamisti.
KAYNAKCA Felsefe AnsIklopedisi, Cemil Sena OngunFelsefe Sozlugu, Orhan Hancerlioglu Tasavvuf Tarihi, Cavit Sunar Tasavvuf Felsefesi, Cavit Sunar Tasavvuf Tarihi, M. Ali Ayni
3-Tanriya Adanamislik : Vedik terminoloji acisindan ele alirsak Tanriya adanmisligin 9 asamasi yer alir 'Duyma, zikretme, hatirlama, hizmet etme, ibadet etme, bas egme, hizmetkarlik, arkadaslik ve teslimiyet – bhakti'nin ya da Tanri'ya adanmisligin dokuz asamasi bunlardir.
Devoteelerin yaninda bunlari yerine getiren kisi Krishna-prema'ya ilahi aska ulasir. "'Sen en buyuk sansa sahipsin Ey kral, cunku Nabadwip-dham'in sakinlerinden birisin. Kutsal ulkede yasayarak iyi sansin baslamis oldu cunku burada kolayca azizlerin beraberligini elde edebilirsin. Inancin azizlerin yaninda gelistikce ve Sri Krishna'nin Kutsal Adini ve harikulade ozelliklerini soyledikce ilahi ask kalbinde gunes gibi yukselecek. Icindekilerle birlikte evren algilanamaz muazzamlikta bir hizla, tamamen suurlu ve uyumlu Varlik olarak var olabilmek icin her an bicim degistirmektedir. Bu nedenle yadan, Bu Yok Olmaz Varlik'ibilmeden giderse zavallidir."--Brih.Up., III.8.10. Yasam ruhun birhatasi ya da ruhun cilginligi degildir. Samsara bir lanet degildir, benligin Mutlaklik'a dogru genislemesi surecidir. Varolusun her bir faaliyeti, Mutlak farkedilene dek, durumun daha iyiye gitmesidir. Mukemmellik durumu ne Bolunmezlik'tir ne de Cogulluk'tur, tersine Bolunmez Cogulluk'tur. Yasamdaki cesitli deneyimler tutarsizlik degil, tek Doga'nin coklu biciminin, farkli ego-merkezlerince deneyimin belli bicimine olan bagimliliklari derecesinde cesitli olarak hissedilmeleridir. Dusunmenin asilmasi bireyi yok eder, daha sonra (o) Mutlak olarak kalir, ve birlikte engin dunya Saf Varlik haline yucelir. Fikirlerin dansi, farkli bireysellikler tarafindan, dunyanin deneyimlenmesinden dogar..Gelisim, konusmadaki, ifadedeki farktir.
Chh. Up. .VI.1.4. Ey akil, tum yasam boyu yaptiklarini hatirla. Tum fiilleri tekrar tekrar hatirla.- Ey ates, (fiillerimizin) iyi sonuclari(ni)n bize gelmesi icin, lutfen bizi dogru yola yonlendir. Ey Tanrim, sen yaptigimiz ve dusundugumuz herseyi bilensin. Lutfen tum kotulukleri bizden zaklastir. Biz tekrar ve tekrar seni selamliyoruz.
- Hermetics.org.
4-Bu Atman-Oz ben- sadece kurslarla, entellektuel olarak ya da uzunsureli (bu ogretileri) duyma ile anlasilamaz; O sadece O'nun sectigi kisilerce bilinebilir." (katha Up. I.2.23.)
O, O'nu gercekten isteyen kalplerden sectiklerine gelir. Bu cok ozel deneyimdir ve hayatin en ozel anidir. Bu deneyimde beden olma hissinin kaybolmasindan sonra, en ince benlik hissi dahi, sonsuz ve mutlak varolus halinin icinde erir-kaybolur- Benlik hissinin yarattigi en ince sinirlar dahi kaybolmus, mutluluk ve sinirsizlik hisleri dahi, O'nun saf varolus boslugunda erimistir. Oz benlik-Atma-yuvasina donmus ve insan yasaminda deneyimlenecek en ust doyumun icinde erimistir. Bu jiva'dan -Karmik beden, hareketten olusan, degisken, gunasal bedenden- siyrilmadir –Her seyin ona ulasmak icin ozsel bir ozlemi vardir. Buna, Yuce Ozlem, denir. O'na hayran olunmalidir. Bunu bilen kisi, tum varliklari sever ve ozler." (Kena Up.IV.6.).Saf Bilgi son icin bir arac degildir, sonun kendisidir.Bu, "birseyi bilme" degildir, sadece "Bilgi"dir.
Saf Bilgi dogduguanda, Varolusun aydinlanmasi ve cehalet ile zincilerin yok olusu eszamanli ve ani olarak olur. "Sadece O'nu bilerek kisi Olumsuzluge ulasir; oraya gitmenin baska yolu yoktur." (Svet. Up. III.8.)
SadeceBilgi, Moksha'dir.Bir nesne isteyen-nesneye ihtiyac duyan- sevgi mukemmel degildir. O sadece deneyimde erir. Sevgi, gelip gecici gorunuslere yoneldigi zaman yucelmez. Gercek sevgi , bir oznenin bir nesneye olan etkilesimi degildir. Sonlu-sinirli- olan her sey de aci gizlidir. Sadece sonsuz olanda mutluluk, doyum vardir. Sonlu yasam icin en yuce amac, sonsuz yasama ulasmaktir.
"Bilgi suyu ile olum atesinin susuzlugu giderilir." (Brih. Up. III.2. 11.)
Iliskiler sadece bireyin kendisi icin bir anlam tasir ve Evrensel Varlik icin bir anlam tasimaz. Bu farklar super insan bireyler icin dahi mevcuttur, hatta Brahmaloka'ya ya da bireysel suurun yetkileri icindeki mumkun olan en suptil asamalara ulasanlar icin bile mevcuttur. Tum ayrim ve iliskilerin otesindeki Brahman'dir, dusunmeyen ve uyumayan bilgidir. Bu, sonsuz inkarlarla one surulen, tanimlanmasi imkansiz olan, hayal edilmesi mumkun olmayan, hic birsey olan, hersey olandir! Gerceklik'in dogasinin tek tanimi belkide "bir sey olmayan ama hic bir sey de olmayan, hersey olan amakendisi disinda hic bir seyi bilmeyen "Mutlak'in IsIk'i tum goreceli varolusa bir son verir, ve dunya bir hatira olarak bile var olmaz. Bireysel Ruh da mutlak Gercegin icinekarisir kaybolur
5-Gonul mabedi:Epiktetos Her insan kendi gonul mabedinden yaktigi isIk kadar icinden aydinlanir.! Icini bilip gormeyenlere kor denir..! Fizik kusurlu olan insanlar, kotu ve zararli insanlardan daha fazlami acinmaya muhtactirlar.?Sen kotu olan zavallilara aci, onlarin sonu cok hazindir.! Epiktetos.
6-Seriat, Tarikat, Marifet, Hakikat: Mevlana Ey yolcu ! Yanlis yola gitme.! Tanri'yi dunyâ ve cennette arama.! Tanri yolu gonuldur, Tanri'ya gonulden daha yakin yoktur.! Gonul Tanri nûrundan bir kivilcimdir.! Ey aday ! Bil ki yol gonuldur.! Yolcu sensin.! Gitmek kendine baglidir, ama dunyâya gelirken senin dahlin yoktu, sen distaki alimlere de dil uzatma.! Cahil sofularin onlar hakkindaki dedikodusuna bakma, onlar dogru yol kilavuzlaridir.! Mursîdler manevi tabiblerdir.! Seriat, bir agactir.! Tarikat, O agacin cicekleridir.! Marifet, Meyveleridir.! Hakîkat, lub ve lezzetidir.! Mevlana
7-Yucelerin Oz yolu-Hanif Din-Ata Hz.Ibrahim. Gecmis en kadim zamanlardan gunumuze kadar yaratilan istisnasiz her insân, olunce icinde sakli ilâhi ozu tarafindan yargilanmistir hâlende oyledir ve hep de oyle olacaktir.! Buna icinde vicdân olan yargilayici ozun sesi fazlasiyla herseyi bilerek ve kisiye hukmunu yalniz onun duyabilecegi sessiz sesle icinden soyleyerek yeterince isIk tutmuyor mu ? Her an kisiyle birlikte olan "O"dur.! "O" kisinin her fiiline ve dusuncesine kisiden daha yakin ve ortak olarak sahit olmuyor mu.? Ister Japon, ister Patagonyali, ister Zenci, isterEskimo olsun her insâni kurtaracak, aydinlatacak Mesih'i veyaMehdi'si [sozde degil de icte gercek Hidayet edicisi] icinde ozu olarak beklemektedir.! Icteki sakli ozunun ismi : "terbiyeci, "RABB", "RÛH", "BIZ", "OZ", "O"dur !" Kisi her nefeste istese de, istemese de, inansa da inanmasa da "O"nu zikr etmektedir.! En kadim zamandan bugune, gorebilmek icin "yuzundeki ortusu kaldirilacak", asla degismeyen ve degismeyecek ilâhi ezelî ve ebedî guzeller guzeli "O"dur.! Kadim Misir'in Tanricasi "yuzu ortulu bakire Isis"idir.! (Iziz). Mabedin kapisinda O'nu tasvir eden heykelinin dizlerinde kapali bir kitap vardir ve heykelin altinda soyle yazmaktadir : "Hicbir olumlu benim yuzumdeki ortuyu kaldiramamistir.!" Binlerce yil sonra Hazret-i Muhammed s.a.v.'in "olmeden evvel olunuz" deyisi bu guzel icte sakli ozun, yasarken ;ermeden veya olunmeden asla gorulemiyecegine isareteden gercekle ortusmuyor mu.?! Olmeden, "O"nunla sesle de olsa "Vicdân" perdesinden mutlaka tanismaya calisin, "O"nu cok arzulu, askla isteyin ; "O" icte sizi bekliyor, "O"nunla olumde degil ondan once "Yuceler"in "OZ YOLU" olan, Ata Hz.Ibrahim'in "HANIF DIN"inde bulusun.! Su gordugunuz dunyâyi bilmediginiz gercek dunyâ ile degistirin..! Siz kâlben askla gercekten isteyin yardim gelecektir..!Vahiy, ilham, feyz, dusunce, kisinin liyakatine gore onun farkli yansimalari olmalidir.! "Vahiy", "Dogus", kâlbe yâni soyuttan soyuta diri ve orjinalligini kaybetmeden direk "Sekine" olaraki nmesi; ilhâm, esin, feyz de dusunce seklinde beynin sag veya solyanindan kalitesine gore yine de kâlbe bagli idrâk olarak ortaya cikmasi olmalidir.! Nitekim Kur'anda Cebrail a.s. icin "vahyi" Hz.Muhammed'in "kâlbine indirdi" (Bakara-2/97.)demektedir.! `Beynine indirdi' demiyor.! Vahy'de beyin devre disik almaktadir.! Burada `Kan'in sirri onem arz eder.! `Kan', can(Tevrat), nefis demektir.! Ilâhi bâkir deger olan "Hikmet" ona teslim edilemez.! Cunku o, her zaman parazit yapar.! Kontrol herzaman icte bulunan ilâhi oz RABB'imiz tarafindan yapilir.! Uygulamada ise serbestlik vardir ; buna gore de ozun soracagi hesap,vicdân ; `sessiz sesle' ic boyutta yargic olarak yargilar.! Buyargic "Eski Misir"da "Hor" yâni kâlbde oturan, (Eski Yunancada :Horus) `Vicdân Tanrisi' denen gucu temsil eden "Rûh"tu.!Tasviri `sahin kafasi ve goz' olarak simgelenmisti ve basinda `beskoseli' yildizla temsil edilirdi.! Eski Misir'in "vicdân dini",daha ; kadim mabed erme okullari kapanmadan once Hz.Ibrahim a.s. ilekendi icindeki ozunu bilme ve bulma metodu denecek "Hanif Din"e donusmustu.! Kadim Misir mabedlerinin o zamanlarda cagdaslari olan Hz.Ibrahim'den haberleri yok muydu ? Olmaz mi ? Vardi.! Erenler eski Misir mabedlerini nicin terk ettiler ? Ibrahim'in dinine hizmet etmek icin baska yerlerde farkli misyon alacaklari icin olamaz mi ?Eski Misir'in `Vicdan Tanrisi'nin adini tasiyan `Hor' isimli sehri,Musâ'nin "Elohim"le gorustugu "Tûr-u Sinâ" yarim adasindaydi..!
Haritadan "Sinâ" `yarim adasi'na bakiniz bir "kâlb"seklinde "Kizildeniz"e uzanip onu yardigini goreceksiniz..! Netesaduf mu diyecegiz.? Bu kadar yazilan gercekten sonra gerceklereayip olmaz mi ?Copyright © "C.Hurmen S." 29.03.2004 yazinintumunu www.ondokuz.gen.tr den bulabilirsiniz. Izin alinarakyayinlanmistir.
8-Kimler ermis olabilir Islami terminoloji anlatimiyla bu durumdaoncelikle Kuran-i Kerim'in 7 bilinc duzeyinden –tevil-anlami ile elealmak gerekir.Bu gun tabiki tabiki Kuran-i sadece lafzi ile degilruhu ile yasayanlar mevcuttur ancak azinliktadir.Iskender Mir bir yazisinda soyle diyor; (alinti olarak sectigimyerler)Ne zaman nefsimizi tezkiye edersek, ruhumuzu ne zaman Allah'aulastirirsak, fizik vucudumuzu ne zaman Allah'a kul edersek, yaniAllah'a verdigimiz YEMIN, MISAK ve AHDIMIZI ne zamangerceklestirirsek o zaman Allahû Tealâ'nin evliyasi olabiliyoruz.Allahû Tealâ Nisa Suresinin 175. ayeti kerimesinde sirat-imustakiym'in Allah'a ulastiran yol oldugunu soyluyor. Insanin ruhunuAllah'a ulastirdigi yolun adina sirat-i mustakiym diyor.Dereceleri yukselten ve arsin sahibi olan Allah, kullarindan (lâyik)olanlarin (baslarinin) uzerine emrinden bir ruh ulastirir" Mursidinruhu bu. "Onlarin ruhlarina, senin Allah'a ulasma gunun geldi, demekicin"Birisi soyle soylese "Insan ruhu olmeden evvel Allahû Tealâ'yaulasacakmis, Allahû Tealâ bunu uzerimize dokuz defa farz kilmis,boyle birseyden haberiniz var mi" dese Kuran-i bildigini zannedeninsanlarin soyleyecegi sey son derece acik. Murside inanmayacaklariicin, hicbir zaman insanlarin ruhlarini olmeden evvel Allah'aulastiracaklarina inanmayacaklari icin soyleyecekleri sey son dereceacik: Eger boyle birsey olsaydi biz bu isin uzmaniyiz ve biz bu isinuzmani olarak bunlari bilmiyorsak hic kimsenin bilmesi mumkundegildir, boyle birsey yoktur.Bu bildigini zannedenlerin anlatimi, Kuran ruhunu anlamamaktandolayidir,cahillikten dogar.BUTUN ISLÂM ÂLEMI CEHENNEME MAHKÛM EDILMISTIR, DUNYADA DA MUTSUZLUGAMAHKÛM EDILMISTIR YANI ISLÂMIN KOLLARI VE BACAKLARI KESILMISTIR.Icinde bulundugumuz evre;mutluluga goturecegi kesin olan, Kur'ân'daki Islâmin artiktatbikattan tamamen cikarildigi bir devrede yani insanlari cennetsaadetine goturecek farzlarin (Kur'ân'da var olmasina ragmen) Islâmîtatbikattan cikarilmasiyla, insanlarin cehenneme mahkûm oldugu veboylece Islâmin bacaklarinin kesildigi bir devrede, insanlari dunyasaadetine goturecek olan farzlarin tatbikattan koparildigi veinsanlarin dunya saadetine ulasmasina mani olarak Islâmin kollarininda kesildigi bir devrede, ustelik bu hakikatlerin hicbir kitaptaartik yazilmadigi bir devrede…Din ogreticilerinin, Allah'a verdigimiz ve uzerimize farz kilinan buYEMIN, MISAK ve AHDden haberleri artik yoktur. Farzlarin arasindaYEMINimiz, MISAKimiz ve AHDimiz artik yoktur. Ne 32 farzin arasindane 54 farzin arasinda. Oyleyse bu durumda Islâm, bacaklari kesilmisbir huviyettedir. Butun Islâm alemi cehenneme mahkûm edilmistir.Simdi bir adim daha atalim. Dunya saadetine bir goz atalim: Birinsani dunya saadetine ulastiracak olan temel farzlar; daimî zikir,irsad ve teslimdir. Bunlarin Kur'ân-i Kerim'de butun insanliga farzkilindigini goruyoruz. Ama 14 asir sonra bugun bu farzlarin dahepsinin unutuldugunu ve insanlarin dunya saadetine ulasmasina kesinolarak mani oldugunu goruyoruz seytanin. Insanlari dunya saadetinegoturecek olan bu temel farzlar ortadan kaybolunca, 14 asirdainsanlar Allah'in bu farzlarini unutunca, artik Islâm aleminin dunyasaadetine ulasmasi mumkun degildir. Boylece butun Islâm alemi dunyahayatini yasarken mutsuzluga, huzursuzluga mahkum edilmistir. YaniIslâmin kollari da kesilmistir.SAHABE DUNYA SAADETININ DE CENNET SAADETININ DE FARZLARINI YERINEGETIRMIS VE IKI CIHAN SAADETINE SAHIP OLMUSLARDI.Butun sahabe, bir insani dunya saadetine goturecek olan daimî zikre,irsada ve teslime hepsi ulasmislardi. Kur'ân-i Kerim ayetleriylebunu ispat ediyoruz. Hepsi de dunya saadetinin yani hazzu-l aziminsahibi olmuslardi. Ve bugunun Sayin din ogreticileri artik insanlaraAllah'in bu buyuk hakikatlerini insanlari cennet ve dunya saadetinegoturecek olan bu temel farzlari artik aciklamiyorlar, ogretmiyorlarcunku kendileri de bilmiyorlar.Kim bana ulasmissa, sen de onun yoluna uy. (Yani ayni yolu, Sirat-iMustakiym'i takip ederek, sen de bana ulas) buyuruyor Allahû Tealâ.6. farz Yunus Suresinin 25. âyet-i kerimesi:Allah teslim yurduna davet eder ve (oraya ulastirmayi) diledikleriniSirat-i Mustakiym'e ulastirir buyuruyor.Sirat-i Mustakiym, Nisa Suresinin 175. âyet-i kerimesindeanlatildigi uzere; insanlarin ruhlarini Allah'a ulastiran yolun adi.Oyleyse Allah o "selâm yurdu" dedigi, aslinda "teslim yurdu"na(cunku Allahû Tealâ'ya insan ruhu ulasir ve O'na teslim olur veoraya Sirat-i Mustakiym vasitasiyla ulasilir) Allahû Tealâ buyuruyorki;Kimi Allahû Tealâ oraya (teslim yurduna, selâm yurduna) ulastirmayidilerse (kelimenin ikisi de ayni kokten gelir) Allah onlari Sirat-iMustakiym'e ulastirir. (Sirat-i Mustakiym vasitasiyla kendi zatinaulastirir).7. âyet-i kerime Muzemmil 8:Allah'in ismiyle zikret ve herseyden kesilerek Allah'a don (Allah'aruhunu ulastir).Ne gorduk? Ezelde Allah, nefsimizden YEMIN almis. Nefsimizi tezkiyeedecegiz diye. Ve bunu uzerimize uc defa farz kilmis. Sonraruhumuzun Allah'a verdigi MISAKI gorduk. Bu MISAKe gore ruhumuzunolmeden evvel Allah'a ulasmasi gerek. Allahû Tealâ, bunu 9 defauzerimize farz kilmis. Sonra fizik vucudumuzun Allah'a verdigi AHDigorduk. Allahû Tealâ, bunu 3 defa uzerimize farz kilmis.YEMIN, MISAK VE AHDINI YERINE GETIREN MUTLAKA CENNETE GIRER.kesin. Iste Fecr 27,28,29,30'da Allahû Tealâ buyuruyor:Ey mutmain olan nefs (doyuma ulasan nefs) Allah'dan razi ol veAllah'in rizasini kazan (yani tezkiye ol Allah'a verdigin YEMINigerceklestir).Ve ruhumuza sesleniyor: Rabbine geri don. (Yani bana verdigin MISAKIgerceklestir. Fizik vucudun olmeden evvel ruhunu Allah'a ulastir.Fizik vucudumuza sesleniyor:O zaman (nefsini tezkiye ederek, bana verdigin YEMINigerceklestirdigin zaman, ruhunu bana ulastirarak bana verdiginMISAKI gerceklestirdigin zaman, iste o zaman) kullarimin arasinagirersin, hadi gel kullarimin arasina gir.Boylece kisi uc YEMINini gerceklestirmis olur. Sonucu veriyor AllahûTealâ: Ve cennetime gir. Sonuc su: Kim Allah'a verdigi nefsininYEMINini yerine getirip, nefsini tezkiye ederse, ruhunun Allah'averdigi ruhunun MISAKini yerine getirip ruhunu olmeden Allah'aulastirirsa ve fizik vucudunun Allah'a verdigi AHDi yerinegetirerek, fizik vucudunu seytana kul olmaktan kurtarip Allah'a kulederse, o kisinin mekâni cennettir.Gelelim dunya saadetine: Bir insanin dunya saadetine ulasabilmesiicin 3 tane temel farz konmus Kur'ân-i Kerimimize:1. Daimî zikir:Bundan 14 asir evvel Allahû Tealâ, daimî zikri uzerimize farz kilmisNisa 103'de.Ayaktayken de, otururken de, yan ustu yatarken de hep Allah'izikret.Ve butun sahabe daimî zikrin sahibi olmuslar. Zumer Suresinin 18.âyet-i kerimesi butun sahabenin ulûl elbab oldugunu soyluyor. Al-iImran Suresinin 190,191. âyet-i kerimeleri ise soyle buyuruyor:O ulûl elbab kullarim var ya, onlar ayaktayken de, otururken de, yanustu yatarken de hep Allah'i zikrederler.Butun sahabe ulûl elbab olduklarina gore hepsi daimî zikrin sahibiolmuslar. Peki Allah'in ikinci dunya saadeti emri hangisidir?2. Irsad farz midir? Bakara Suresinin 186. âyet-i kerimesi irsadinfarz oldugunu soyluyor. Iste Allahû Tealâ buyuruyor:Beni davet ettikleri zaman, dua edenin davetine icabet ederim. Amaonlar da benim davetime icabet etsinler mumin olsunlar ve irsadaulassinlar.Allahû Tealâ'nin emri acik ve kesin: Irsad. Bundan 14 asir evvelbutun sahabe irsada ulasmislar. Iste Hucurat Suresinin 7. âyet-ikerimesi:Ey sahabe biliniz ki aranizda Allah'in resulu var. Eger O, sizintaleplerinize uygun hareket etseydi, sizin dileklerinize itaatetseydi, bundan cok zarar gorurdunuz, Allah'in lânetine bileugrayabilirdiniz. Ama Allah size imani sevdirdi. Fiski, kufru,isyani kerih gosterdi ve hepinizin kalplerini muzeyyen kildi. Isteonlar irsada ulasanlardir, buyuruyor Allahû Tealâ. Butun sahabeuzerlerine farz olan irsada da ulasmislar.Allahû Tealâ'nin 3. emri: Teslim. Diyor ki Zumer 54'de:Uzerinize azap gelmeden (kabir azabi gelmeden) ruhunuzu Allah'aulastirin ve O'na (Allah'a) teslim olun.Allah'a teslim olmamiz; farz. Butun sahabe Allah'a teslim olmuslarmi? Evet. Al-i Imran Suresinin 20. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâdiyor ki:Habibim o kitap sahiplerine ve ummîlere de ki; ben ve bana tâbîolanlar, biz hepimiz kendimizi Allah'a teslim ettik.Iste goruyoruz ki dunya saadeti icin uc farz ve bu farzlarin hepsinisahabe yerine getirmisler, hepsi de hazzu'l azimin, dunya saadetininsahibi olmuslar. Ve 14 asir evvel sahabenin boylece hem cennetsaadetinin hem de dunya saadetinin sahibi oldugunu goruyoruz.Bugune geliyoruz: Bugun artik insanlar kendilerini dunya saadetinegoturecek olan, daimî zikri, irsadi ve teslimi tamamen unutmuslar.Farzlarin arasinda, degil daimî zikir, zikir bile yok. Allahû Tealâ,bu soyledigimiz ayetlerle daimî zikri, irsadi ve teslimi uzerimizefarz kildigi halde, butun sahabe bunlari gerceklestirip hazzu'lazime ulastiklari halde, (dunya saadetine ulastiklari halde) 14 asirsonra bizleri dunya saadetine ulastiracak olan bu 3 farz da, artikfarzlarin arasinda mevcut degildir. Boylece Islâmin kollari dakesilmistir.Boylece Islâm artik kollari ve bacaklari kesilmis olume terk edilmisbir bitkisel hayati yasamakta.O kisiler gaybde Rahman'a husu duyar ve Allah'a donmus bir kalpleAllah'in huzuruna gelir.Iste Allahû Tealâ mursidin kalbine hidayet koyuyor ki kalbinin nurkapisi Allah'a donsun diye. Butun mursidler kalplerine hidayetkonulan ve kalpleri Allah'a donmus olan yani Allah'in nuruna acikhale gelmis olan insanlardir.O kisiler gaybde Rahman'a husu duyar ve Allah'a donmus bir kalpleAllah'in huzuruna gelir.BIRINCI TESLIM5. Mursidlerin hepsi velîdir. Yani Allah'a dost olmustur. RuhunuAllah'a teslim etmistir. Bu ilk teslimdir. Biliyorsunuz ki Turkce'deevliya'ya ermis adi verilir. Nereye ermis? Allah'a ermis. Nesiermis? Ruhu ermis. Iste bu Allah'a insan ruhunun ermesi olayi kisiyivelî kilar, evliya kilar. Allahû Tealâ Kehf Suresinin 17. âyet-ikerime'sindeAllah kimi kendisine ulastirirsa o kisi o zaman hidayete erer. Kimide dalâlette birakirsa o kisi icin bir velî mursid, (evliya mursid)bulunmazbuyuruyor ve burada butun mursidlerin evliya oldugu kesinlikkazaniyorMursidin kalp gozu ve kalp kulagi da aciktir. Allah'in gosterdigiher seyi kalp gozuyle gorur. Allah'in soyledigi her seyi kalpkulagiyla isitir.13. Mursid ilm'el-yakîn, aynel yakîn ve hakkul yakîn olmak uzere ucyakînin sahibidir. Ilm'el-yakîn kalp gozu ve kalp kulagi acilmadansahip olunan ilmi yakîn'dir. Tekasur Suresinin 5. âyet-ikerime'sinde:Dikkat edin eger yakîn hasil ederek yani kesin bir ilimle bilmisolsaydiniz.Ikincisi aynel yakîndir. Kalp gozu acildiktan sonra varliklaraleminin kalp gozuyle gorulmesi. Sidretur Munteha'ya kadar butun gokkatlarinin gorulmesi Tekasur Suresi 7. âyet-i kerime'sinde:Sonra onu aynel yakîn olarak (yani kalp gozumuzle) goreceksiniz.3. Hakkul yakîn. Kalp gozu acildiktan sonra gorusun Hakk'a aitsirlari da kapsayacak bir yakîn hasil etmesi cennet ve cehennemingorulmesi ve nihâyet Allah'in gorulmesi. El Vakia 95:Muhakkak ki bu iste o Hakkul yakîndir. Hakka Muhakkak ki o Hakkelyakîndir.Yani Hakkul Yakîn Hak'ka onu gorerek yakîn hasil etmektir. ButunAllahû Tealâ'nin tayin ettigi mursidler Hakkul yakînin sahibidir.Allah mursid tayin eder mi? Elbette eder. Iste Secde Suresinin 24.âyet-i kerimesi Allahû Tealâ buyuruyor.Onlardan, insanlardan imamlar kildik. (Mursidler kildik.) Emrimizleinsanlari hidayete erdirsinler, insanlarin ruhlarini Allah'aulastirsinlar diye. Onlar sabrin sahibidirler ve onlar ayetlerimizeyakîn hasil edenlerdir.Demek ki Allah mursid tayin ediyor ve bu tayin ettigi mursidler,ilmel yakîynin de, ayne'l yakîynin de, hakku'l yakînin de sahipleri.14. Mursidin 14. ozelligi: Mursid ihlastan sonra Allah'insoylediklerini tekrar ederek, tovbei nasuh kapisindan gecmis vesalaha ulasmis kisidir. Onunde ve saginda salah nuruna sahiptir veAllah onun gunahlarini ortmustur. Tahrim Suresi 8. âyet-i kerime:Ey iman sahipleri! Allah'a dogru (yani Allah'in soylediklerinitekrar ederek) nasuh tovbeyle tovbe edin ki, Allah sizinseyyiatinizi (yani gunahlarinizi) ortsun ve sizi altindan nehirlerakan cennetlerine koysun. O gun peygamberler ve onunla beraber olaniman sahipleri mahzun olmayacaktir. Nurlari (yani salah nurlari)onlerinde ve saglarinda olacaktir.15. Mursidin 15. ozelligi: Mursid Allah'a davet eden ve Allah'aulastiran kisidir. Fussilet 33:Allah'a davet eden ve isledikleri salih ameller olan ve muhakkak kiben Allah'a teslim olanlardanim diyen kisiden daha guzel sozlu kimvardir.
9-Guncel saptama:Madde ve markalar dunyasi:
Gozunun feri sonmus zombiler toplulugu:Meryl Streep'in basrolde yine harikalar yarattigi 'Seytan MarkaGiyer' adli filme giderken moda dunyasinin icyuzune iliskin yeniseyler ogrenecegimi umuyordum. Oysa karsima son yillardaarkadaslarin cocuklari nedeniyle yakindan tanimak firsatini buldugumbir âlem cikti: Yeni kolelik duzeni!Film, New York'a is aramaya giden yeni universite mezunu genc birkadinin basindan gecenleri anlatiyor. Sorusturmaci muhabir olmakisteyen genc kiz aradigi isi bulamayinca mecburen buyuk bir kadindergisine genel yayin yonetmeni asistani olarak giriyor. Streep'inoynadigi genel yonetmeni, kelimenin tam anlamiyla despot biriskoliktir. Etrafindakilere soluk aldirmayan, amacina ulasmak icinher yolu mubah goren, tamahkâr, bencil, robotlasmis bir yaratik! Isionun icin her seydir. Yaninda calisanlar icin de oyle olmasiniister. Onlarin sadece zamanini ve enerjisini almakla yetinmez,ruhunu da talep eder.Kahramanimiz genc kizin bu duzene ayak uydurma cabasinin, yani iyibir kole olabilme mucadelesinin oykusunu izliyoruz filmde. Elâleminkizindan bize ne demeyin. New York'ta ayni mucadeleyi vermekte olancok sayida Turk genci bulundugunu biliyorum. Kole olmak icin sirayagirmis yuzlercesi de cabasi...Bunlar genellikle Amerika'nin en iyi universitelerinde iktisat veisletme okuyan parlak gencler. Okulu bitirince dunya ekonomisinidenetimi altinda tutan buyuk banka ve mali kuruluslarda calismakistiyorlar. Ancak, cok keskin bir rekabet var. En tepedeki banka vemali kuruluslar kremanin kremasini secmek icin cok titizdavraniyorlar.Bu sureci sag salim tamamlayan 'talihli' gencler, ortacagloncalarini aratmayan bir ciraklik egitimine tabi tutuluyorlar.Gunde 18 saatten asagi calismak yok, eve uyumak icin gittikleri andatelefon calabilir ya da kolelik zinciri olarak da gorebileceginizBlackberry otebilir. Kolenin bankaya derhal geri gelip filanca dosyaya da bakmasi istenmektedir. Tipki filmdeki gibi: Ne ozelhayat, ne kisisel ugras... Hayat istir ve is hayattir.New York, dunyanin cesitli yerlerinden gelmis ve bir zamanlargozleri parladigi halde simdi feri sonmus zombilerle doludur.Bu sistem Osmanli'nin Balkanlar'dan cocuk devsirme programina benzetilebilir. Artik tamamen kuresel olcekte isleyen uluslararasikapitalist sistemin karar merkezleri icin, tum insanligin 'en parlakve en iyi' beyinleri istenmektedir. Ve iste o gencler, kendiparalariyla universitelerde okuduktan sonra devsirilmek icin sirayagirmekte, kolelik sinavinda basarili olmak icin cirpinmaktadir.Ne icin? Harcamaya vakit ve enerji bulamayacagi paralar kazanmak vegunun birinde ozgur olmanin hayallerini kurmak icin.Filmde goruyoruz ki, firsat gelse bile, onu kullanmak sanildigi kadar kolay degildir.Kolay degildir.
Bknz:
1- http://img152.imageshack.us/img152/7183/2006cw6.jpg
2-http://img176.imageshack.us/img176/5685/tara0021srz2.jpg2-
3-http://rapidshare.com/files/19339973/Buddha_Bar_2_Disc_2_-_05_-_Zeava_Ben_-_What_Will_Be.mp3.html
4-http://rapidshare.com/files/19339228/Buddha_Bar_2_Disc_2_-_02_-_Sina_VoDJani_-_Straight_To_The_He.mp3.html
4 Mart 2007 Pazar
Harman,Brahman,Rahman,Ay tutulması,Merkür geri gitmesi
17 Şubat 2007 Cumartesi
Hukuk,vicdan,cuzdan ve hicran

İnisinasyon-arayanın niteliği

Nitekim onuncu inisiasyon gercek ozun, gercek egonun uyanisidir vebu uyanis meditasyonla, kisiye sahte ya da sinirli ozunu unutturanmeditasyonla gerceklesir. Kisi onu ne kadar unutabilirse gercek oz okadar uyanir.Sonraki asamalarda Farsca Hairat denilen bir ihtisam duygusu yasar.Bu tipki bir cocugun dogmasi ve yeni olan herseyi gormeyebaslamasina benzer: bu eski dunyayi cocuk yeni bir dunya olarakgorur. Meditasyonun yardimiyla gorus acisi degisince kisi herkesinonunde olan ve herkesin gordugu dunyayi cok farkli gorur. Kisinedenin ardindaki nedeni gormeye baslar ve dine dair gorus acisi dadegisir. Degisir cunku siradan insanin belli bir edim icin suclamakya da cezalandirmak istegi yerde, bu asamaya ulasmis kisi neyargilayabilir ne de suclayabilir; o sadace gorur; fakat o nedeninardindaki nedeni gorur. O zaman kimi suclayacaktir ki? Yapilan hatane olursa olsun, bu hatanin ardindakileri, bu hatanin ardindakinedeni, belki de hatayi isleyenin gorebildiginden bile daha gecerlibir nedeni gorunce kendini affetmekten nasil alikoyabilir ki? Bunedenle surekli fedakarlik hali, kendiliginden sevgi ve sevkat hali,hem akilli hem aptal, hem layik olan hem olmayan icin duyulan saygihali dogar ve kendini kutsal yasam olarak ifade eder. Bu asamadainsan ruhu mukemmelle temas eder ve kutsallasir ve yasamdaki gercekamacini gerceklestirir.
İnayet Han-Mistik Yürek-Okyanus yayınları
